Kıskandığım tek şey ve bunun üzerine..

Merhaba.. Kıskançlık yüzünden insanların hayatlarından vazgeçme noktasına kadar geldiğini gördüm. Hatta bu yüzden birçok kuru gürültünün çıktığına şahit oldum. Bunun üzerine bu kavram hakkında bir yazı yazmaya karar verdim. Peki, nedir şu kıskançlık?

Türk Dil Kurumu "Kıskançlık" kelimesini şöyle tanımlıyor: "Bir kimse bir üstünlük gösterdiğinde veya sevilen birisinin, başkası ile ilgilendiği kanısına varıldığında takınılan olumsuz tutum, günücülük, hasetçilik, hasetlik, hasutluk."

İnsanların birbirlierine neden bu kadar özenip, başkaları gibi olmaya çalıştığını yıllardır anlamaya çalışıyorum. Bunun yanıtını halâ bulabilmiş değilim. Maddi ya da manevi ne kıskanılabilir ki? Çalışınca maddi birikiminiz, okuyunca ya da kişisel gelişiminize önem verince de iyi bir konumunuz olabilir. Hayatta tek birşeyi kıskandığımı açıkça söyleyebilirim. Peki nedir?, kıskandığım tek şey üst düzey yöneticiler, CEO’lar, CFO’lar.. Sakın yanlış anlaşılmasın, onların hayatlarını değil, sadece bilgilerini kıskandım. İşte kişisel gelişim diye sürekli ağzımdan düşürmediğim kelimenin anlamı da tam burda önem kazanıyor. Ne kadar maddi varlığınız olursa olsun kaptan köşküne oturmanın tek bir şartı var, üst düzey bilgiyle donanmış olmak.

Yaşamınız boyunca bilgili olmanız dileğiyle..