"Blog 2010" yayında..

Yeni görseliyle KSerkan.COM/blog yayında..

Kıskandığım tek şey ve bunun üzerine..

Merhaba.. Kıskançlık yüzünden insanların hayatlarından vazgeçme noktasına kadar geldiğini gördüm. Hatta bu yüzden birçok kuru gürültünün çıktığına şahit oldum. Bunun üzerine bu kavram hakkında bir yazı yazmaya karar verdim. Peki, nedir şu kıskançlık?

Türk Dil Kurumu "Kıskançlık" kelimesini şöyle tanımlıyor: "Bir kimse bir üstünlük gösterdiğinde veya sevilen birisinin, başkası ile ilgilendiği kanısına varıldığında takınılan olumsuz tutum, günücülük, hasetçilik, hasetlik, hasutluk."

İnsanların birbirlierine neden bu kadar özenip, başkaları gibi olmaya çalıştığını yıllardır anlamaya çalışıyorum. Bunun yanıtını halâ bulabilmiş değilim. Maddi ya da manevi ne kıskanılabilir ki? Çalışınca maddi birikiminiz, okuyunca ya da kişisel gelişiminize önem verince de iyi bir konumunuz olabilir. Hayatta tek birşeyi kıskandığımı açıkça söyleyebilirim. Peki nedir?, kıskandığım tek şey üst düzey yöneticiler, CEO’lar, CFO’lar.. Sakın yanlış anlaşılmasın, onların hayatlarını değil, sadece bilgilerini kıskandım. İşte kişisel gelişim diye sürekli ağzımdan düşürmediğim kelimenin anlamı da tam burda önem kazanıyor. Ne kadar maddi varlığınız olursa olsun kaptan köşküne oturmanın tek bir şartı var, üst düzey bilgiyle donanmış olmak.

Yaşamınız boyunca bilgili olmanız dileğiyle..

Dostlukların son günü..

İnandığın bir olur ya ...

Hatırlıyorum...gülüşünü ve onun eseri olan ve gözlerini etrafındaki çizgileri... İnce belli çay bardağını tutuşunu,dumanı içine çekip te hadisene hayat ordan! dermişçesine fütursuz bir edeple bırakışını..gözünden ne halde olduğunu sıkışık bir ruh hali var sanki çözümlemeleri şahsi menifestolarımız :)ayrı boyuttaki bilinmezlik halimiz? içtenliğini yalanı-doğrusu söyleyince daha da bir farklı oluyor ya anlarsın da hissedersin de .Vakit yetmez zihnimdekileri anlatmam lazım yahu heycanlı , zaman !

Bir gün anlatırım...

Bir gün çıkıp giderim buradan.Gözümü kırptım,bir saniye geçti.Saatin büyük ibresine yelkovan denir,küçüğü akreptir.Saniyeleri saynın adı ? Olmazsa... olmazsa ben sayarım saniyeleri.Benim adımı da ansınlar saniye sayan çocuk desinler.Yüreği acıyla çarptı bu çocuğun desinler.Bir şeyin (bir uyumun) boyuna sarsıldığını.Saniyeleri sayıyorum.bir -iki -üç .Kırıp açıyorum gözlerimi.Patladı patlayacak.Kaç saniye kaldı?

Nedendir bilmiyorum ama bir Merhaba ! oluyor bazen herşey uzaktan nasılda aynı gözükür oo değişmişsin e normali de o değil mi ya değişmesek daha kötü daha ilerisini düşünemem ...
Vakit itibariyle dinginlik kendine vakit ayır biraz kaybettik mi gerçekten ?

"Bir zamanlar onlar için çarptı yüreğim, bir sağanak gibi aydınlıkları yağdı,bütün bir dünyayı onların gözüyle görmeye çalıştım.Gürültülü patırtılı çocuklar geçti önümüzden,göz kamaştırıcı coşkulara kapıldım,koşarak geçtiler.Küçük,ince bir el kırışıklıkları düzeltti,kumaş yeniden yeniden yanardöner ışıltılarıyla donandı.Benim için hazırlanmış bir fincan çayı içtim,üstüne deli bal sürülmüş ekmeklerden yedim.Kalabalığın arasından ayırt ettim onları.Tahta boncuklardan Pinokyo ?!? mu anlattım.Bir ağız Pinokyo için gülümsedi;bu gülümseyişteki duyguları çözmeye çabaladımAlayla sevenecenliği inanılmaz ayrıntılarıyla sergilediler.Ben gelince oturma odasında ışık yandı,toplanmamış yatak.,kapısı opar , başımı çevirdim"

Bilgi: "Selim İleri- "bölümü" alıntıdır."